Prostat Kanseri Ameliyatı

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tolga Akman’ın Prostat Kanseri Ameliyatı ve Uygulama Tecrübesi ile Şimdi Bilgilenin!

Böbrek Kanseri Ameliyatı

Üroloji Tedavileri ile ilgili Bilgi Alın!

Prostat kanseri Dünya’da erkekler arasında en sık görülen ikinci kanserdir.  Prostat kanserinde hastalarda belirgin bir şikayet bulunmayabilir. Genellikle 50 yaşından sonra erkeklere yıllık PSA testi ve muayene olmaları önerilmektedir. İleriki yaşlar ile karşılaştırma yapılabilmesi için 40 yaşında bir kez PSA (Prostat kontrolüne has bir kan testi) testi bakılması tavsiye edilmektedir.  Eğer ailesinde prostat kanseri olan birisi varsa 40 yaşından sonra yıllık PSA testi yaptırmaları ve muayene olmaları önerilir. Prostat kanseri tanısı biopsi ile konulmaktadır.

Cerrahi tedavi ile birlikte hastada sertleşme ve iktidarsızlık sağlayan sinirlerin korunması anlamında başarılı olunduğu için cinsel hayatı devam eden erkeklerde diğer yöntemlere göre oldukça büyük avantaja sahiptir. Prostat kanseri tedavisinde birçok cerrahi ameliyat seçeneği bulunmaktadır. Bu ameliyatlarda genellikle prostatın tüm dokusu ve çevresinde bulunan lenf dokuları çıkartılır. Hangi cerrahi müdahalelerin uygulanabileceğini karar aşamasında hastaya söylenir. Bu müdahalelerin zararları ve yararları da aynı şekilde ameliyatı gerçekleştirilecek cerrah tarafından eksiksiz bir şekilde hastaya anlatılır. Daha sonra ise hasta ile cerrah uygulanabilecek en iyi müdahale yöntemini birlikte seçerler. Prostatın çıkarılması konusunda ise birçok yol bulunmaktadır.Bu yollar ise şu şekilde sıralanmaktadır.

Klasik Konvansiyonel Radikal Prostatektomi: Prostat kanseri cerrahi müdahaleler bakımından en çok kullanılan ameliyattır. Göbek deliği bölgesinin alt kısmından 8-10 cm kadar uzunlukta bir kesi açılarak prostat kanseri dokusu, çevrede bulunan lenf dokuları ve meni keseleri çıkartılır. Bu cerrahi yöntemin adına ise Radikal Retropobik Prostatektomi denilir.

Laproskopik Prostatektomi : Karın üzerinden yapılan küçük kesiler aracılığı ile laproskopik aletler gönderilerek prostat dokusu çıkartılır. Bu kesiler 5-6 adet ve 1 cm derinliğindedir. Bu yöntem nadiren kullanılmaktadır.

Robotik Radikal Prostatektomi (Radyoterapi) : Laproskopik yöntem ile uygulanan cerrahi müdahalenin aynısıdır. Tek farkı laparoskopik cihazların kullanılması yerine, cerrah aracılığı ile geliştirilen vinci robotik kolları kullanılır.

Dondurma : Prostat kanseri tedavisinde uygulanan cryosurgery (kriyocerrahi) seçeneklerden bir tanesidir. Perine yani (skrotum ile anüs arasında bulunan bölge) den yapılan kesi ile birlikte prostat içerisine bir çubuk gönderilir. Demir bir çubuğa benzeyen bu çubuk çok soğuk derecelerde soğutularak gönderildiği için prostat dokusunu anında dondurur. Böylelikle de prostata neden olan kanser dokuları anında ölür. Başarı oranı ameliyattan daha düşük olduğu için cerrahlar tarafından çok sık kullanılmamaktadır.

Isıtma : Burada kanser hücresi hıfu (High  Intensity Focused Ultrasound) yöntemi ile yok edilir. Bu yöntem kalın bağırsağın makata 12 cm yakın olduğu bölgeden yani rektumdan ilerletilen özel bir ultrason probu çok yüksek ultrason enerjisi ile birlikte kanserli hücrelere gönderilir. Bu yöntem ile birlikte prostat içerisinde bulunan tüm kanser hücreleri büyümesi sorununda yüksek enerji ile birlikte yakılarak yok edilir. Fakat hıfu yöntemin de çok ciddi yan etkileri bulunduğu için çok sık kullanılmamaktadır.

Prostat Kanseri Neden Olur ?

Yapılan araştırmalar doğrultusunda prostat kanserinin nedeni nelerdir, tam olarak bilinmemektedir. Bazı  çevresel faktörlerin örneğin yağlı yiyeceklerin, sigaranın prostat kanserine neden olabileceği savunulmaktadır. En önemli iki risk faktörü vardır bunlar yaş ve ailede prostat kanseri bulunmasıdır.   Çeşitli çalışmalar prostat kanserinin aileden yani kalıtsal olarak gelişim gösteren bir kanser olduğunu göstermiştir. Prostat kanseri genel olarak 40 yaş ve üzeri erkeklerde görülür. Sinsi bir hastalık olduğu için de anlaşılması mümkün değildir. Bu nedenle düzenli üroloji muayenesi ve PSA testi yaptırılması çok önemlidir. Hastalığın erken anlaşılması ve diğer organlara sıçramaması çok önemlidir. Erken teşhis durumunda cerrahi müdahale ile birlikte prostat kanserinden kurtulmak mümkündür. Prostat kanseri ölüm riski bakımından ikinci sırada yer alan kanser türü olduğu için 40 yaş ve üzeri erkeklerin her yıl düzenli olarak prostat kanseri için gerekli tetkikleri mutlaka yaptırmaları gerekmektedir. Prostat kanserinde bilinmesi gereken en önemli nokta yaş faktörü ve ırktır. Siyah yani Afrika kökenli ırklarda prostat kanseri beyaz ırklara göre çok daha fazladır. Ailede prostat kanseri olan yakınlar da prostat kanseri olma ihtimalinizi artırmaktadır. Prostat kanserinden en etkili tedavisi cerrahi müdahale veya radyoterapidir. Kemik veya diğer içi organlara sıçramış prostat kanseri ameliyat veya radyoterapi ile  tedavi edilememektedir. Bazı ilaçlar ile hastalık belli bir süre için durdurulmaktadır.

Prostat Kanseri Ameliyatı Canlı Video İzle

Prostat kanseri ameliyatı ciddi bir ameliyat olduğu için prostat kanseri teşhisi konulan hastaların bu ameliyat hakkında bilgi sahibi olmaları yararlarına olacaktır. Yapılan ameliyatların videolarını izleyen hastalar ne ile karşılaşacakları hakkında bilgi sahibi olurlar. Bu da ameliyat sırasında psikolojik olarak kendilerini çok daha rahat hissetmelerine sebep olacaktır.

Prostat Kanseri Ameliyatı Kaç Saat Sürer ?

Prostat kanseri ameliyatının süresi uygulanacak olan operasyona göre değişkenlik göstermektedir. Eğer ki cerrah prostat kanseri için Açık Radikal Prostatektomi Ameliyatı (RRP) cerrahi yöntemini uygun görmüş ise bu operasyonun süresi yaklaşık olarak 1.5- 2 saat civarında olmaktadır. Bu yöntem ile ameliyat olan hastaların hastanede kalış süresi ise 2-3 gündür.  Diğer tür ameliyat ise açık cerrahiye bir alternatif olan Laproskopik ve robotik Radikal Prostat Ameliyatıdır ve operasyon süresi 2.5 saat civarındadır. Laproskopik ve robotik radikal prostat ameliyatında hastanede kalış süresi ise ortalama 3 gündür. Bununla beraber prostat kanseri ameliyatının süresini ameliyat için uygulanacak yöntem oldukça belirleyici olacaktır.

Prostat Kanseri Ameliyatı Sonrası

Prostat kanseri ameliyatı sonrasında hastanede ne kadar süre ile kalacağınız uygulanan cerrahi yönteme göre değişkenlik gösterir. Hastalar hastanede bulundukları süre ile antibiyotik tedavisi uygulanır. Cerrahların çoğu prostat kanseri ameliyatı sırasında ve sonrasında enfeksiyonu önlemek amacı ile antibiyotik ilaçlar verirler. Prostat kanseri ameliyatı sonrasında idrardan açık renkli gelen kan normaldir. Fakat idrardan gelen kanın rengi pembe ve kısa süreli olmalıdır. Uzun süreli ve kırmızı renkli kan gelmesi durumunda muhakkak doktora gidilmesi gerekir. Ameliyat sonrasında hastalar bol bol su içmeli ve idrar ile yaranın yıkanması gerekir. Hastalar prostat kanseri ameliyatından sonra ev dönünce mutlaka 1 haftayı dinlenerek geçirmeleri önerilir. Herhangi bir ağrı hissetmemeniz durumunda bile kanser ameliyatı olduğunuz unutmamanız gerekir. Bunun için de dinlenmeniz herhangi bir komplikasyon yaşamamanız açısından önemli. Ameliyattan sonraki 1 haftada kendinizi zorlayacak ıkınma hareketlerinden kaçınmak gereklidir. Hastalar ağır kaldırmaktan kaçınmalı, belli bir süre araç kullanmamalıdır. Kabızlık yapabilecek ağır yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Ameliyat sonrasında tamamen iyileşme süresi ise 1-2 aylık bir süreç olacaktır.

Prostat Kanseri Evreleri

Prostat kanserinin evrelerini bulmak için öncelikle kanserin derecelendirilmesi biyopsisi ile yapılır. Bunun içinde prostat biopsisi için prostat dokuları laboratuvar koşullarında incelenir. Prostat derecelendirmesinde en fazla kullanılan yöntem ise gleason skor sistemidir. Burada patoloji doktoru alınan dokuların derecelendirmesini yapar. 0-10 arasında bir derecelendirme yapılır. Eğer ki bu derecelendirme sonunda doku 7 değerinin altında ise iyi huylu bir kanser durumu söz konusudur. Ama bu doku 7 değerinin üstünde ise hızla yayılan bir kanser durumu vardır. Prostat kanserinin derecesi yapılıp kanser oluşumu saptandıktan sonra ise evreleme aşamasına geçilir. 1-4 arasında evreleri vardır.

 

Prostat Kanseri Ameliyatı Riskli Mi ?

Riski olmayan hiç bir ameliyat yoktur. Kanser ameliyatlarının hepsinde bir takım riskler bulunmaktadır. Prostat kanseri ameliyatlarında birden çok risk bulunmaktadır. Bu ameliyatta kanama riski bulunmakta. Oldukça kanamalı bir ameliyat olduğu için de ameliyat sırasında hastanın kan grubuna uygun kan bulundurulması gerekir. Prostat kanseri ameliyatında enfeksiyon riski bulunmakta. Özellikle prostatın büyük olması sebebi ile idrarını yapamayan hastalarda idrar kesesinde enfeksiyon bulunabilir. Ameliyat öncesinde enfeksiyonun olup olmadığına mutlaka bakılması gerekir. Bu ameliyat genel anestezi yöntemi ile yapıldığı için anesteziye bağlı olarak riskler bulunur ama ameliyatla hastalar bu problemden kurtarıyor. Anesteziye bağlı ölüm riski ise 1/200.000 yani iki yüz bin de birdir. Prostat kanseri ameliyatından sonra %10 oranla idrar kaçırma riski olabilir. Prostat kanserinde en çok merak edilenlerden ilk başta geleni ise ameliyat sonrasında erkeklerin cinsel (genital) organlarında sertleşme ve iktidarsızlık yaşanıp yaşanamayacağı. Prostat ameliyatı sonrasında cinsel (genital) organda sertleşme ve iktidarsızlık kaybolma risk oranı %30-100 olarak belirtilmiştir. Bu oran hastalığın evresi, hastanın yaşı, ameliyat öncesi sertleşme sonunu olup olmamasına göre değişmektedir. Erken evre prostat kanserinde sinir koruyucu radikal prostatektomi açık veya robotik yapılarak erkeklik korunabilmektedir.

1.Evre: Burada tümör sadece prostat içerisindedir. Tümör rektal muayene ile belli olmayacak kadar küçük durumdadır. Gleason derecesi 6 veya daha küçük olan tümördür.

2.Evre: Burada da tümör prostat içerisindedir. Fakat tümör saldırgan durumda. Tümör rektal muayene ile belli olabilecek kadar büyüktür. Derecesi yüksek çıkma durumu vardır.

3.Evre: Bu evrede ise tümör prostat dışarısında yayılma göstermiştir. Seminal keselere kadar yayılma durumu söz konusudur. Ancak lenf bezlerine ve kemiklere kadar ulaşmamıştır.

4.Evre: Bu evre en tehlikeli evredir. Tümör mesaneye, rektuma veya diğer dokulara sıçramıştır. Lenf bezlerine ve kemiklere kadar yayılmıştır.

İletişim

+90 546 779 2000

+90 546 779 2000

Sizi Arayalım